“Lüzumsuz Adam” deyip geçmemeli...
Hayatta bazı insanlar vardır ki, haklarında çok şey duyarsınız. Onlar maddi zenginlikleri ile birlikte sahip oldukları bilgi, deneyim ve toplum için yaptıkları ile saygınlık elde ederek onu daima korurlar. Alarko Holding ve TESEV kurucularından İshak Alaton Bey bu değerli zirve insanlarımızın başında gelmektedir.
Kendisi ile ilk tanışmamız 27 Haziran 2008 tarihinde TASAM tarafından düzenlenen, Cevahir Kongre Merkezi’nde Resmi Medya Sponsorluğunu NetFinans olarak yaptığımız “Türk Bankacılık Sistemi : Vizyon 2023” kongresinde oldu.
Bugün ülkemizdeki en önemli sorunlardan biri de, kendi alanında zirveye tırmanmış bilgi ve deneyim sahibi kişilerin “anılarını yazma” ve “adam yetiştirme” konusundaki vizyonsuzluktur. Zaman bulamama, iş yoğunluğu gibi gerekçelerin bir yere kadar makul sayılabileceği bu eksiklik “vizyonsuzluk” ile daha kaygılı ve tehlikeli bir zemine koşmaktadır. İş Dünyasında, Siyasette, Bürokraside, Eğitim ve Üniversitelerde, Spor ve Sanat alanında, Sivil Toplum Kuruluşlarında kısaca her yerde bu vizyonsuzluğu görmek mümkün. İshak Alaton, yazmış olduğu “Lüzumlu Adam” ve “Lüzumsuz Adam” isimli iki değerli eser ile paha biçilemez deneyimlerini biz gençlere “örnek”, yaşıtlarına da “ibret” mahiyetinde paylaşmıştır. Kanaatimce emeğe, işe ve hatta bilgiye bir şekilde paha biçilebilir ancak deneyime asla paha biçilemez. İshak Bey’in vizyoner yaklaşımı, geleceğe ışık tutacak nitelikteki deneyimlerini açıkça yazan ve paylaşan insanlara olan hayranlığımı bir kat daha artırmıştır.
26 Eylül 2013 günü Ortaköy’de Alarko Merkez’inde misafirlerine “size bundan daha iyi ne ikram edebilirim” dediği o görkemli boğaz keyfi eşliğinde onca fırtına ve kasırgalara rağmen, hayatı ve ülkesini seven bu koca çınarın karşısındaydım. Yaşıtları bir nehrin cılız kolları gibi damlarken, gürül gürül akan bir çağlayan misali dinç, enerjik ve hayat dolu bir insan vardı karşımda. Yaşanan onca olumsuzluk, yıkım ve tecrübeler bu koca çınarı devirememiş, ziyadesiyle güçlendirmiş. İnsanı güçlendirenin zorluk ve mücadeleler değil, onlarla başedebilme yeteneği olduğunu kendini lüzumsuz gören bir adam vücut dili ile karşımda anlatıyordu.
2008 yılında yaşanan Global Kriz ile birlikte önce Libya ve devamında Türkmenistan’da çalıştığımı ifade ettiler. Orada ne çok şey öğrendin, insanlarla ilişkiler, yönetim, bir başka ülkede iş yapmanın zorlukları ve hayatın genel çerçevesinde senin için çok ciddi deneyimler oldu değil mi? Diye sorduğunda oldukça şaşırmakla birlikte “insan sarrafı” kavramının ne demek olduğunu daha etkin öğrenmiş oldum. Bir dönem Mehmet Hattat Bey ile Hattat Holding’teki çalışmalarımdan da söz açıldı. Mehmet Bey’den çok şey öğrendiğimi belirttim.
Normalde genç bir insan, böylesine bilgi ve deneyim sahibi bir bilge karşısında susar ve Onu dinlemek ister. Oysa ki, O beni konuşturdu ve O beni dinledi. Türkmenistan’dan yeni geldiğimi, geçen yıl ağır bir boyun fıtığı ameliyatı geçirdiğimi, şu anda da bu ameliyat ile ilgili sağlık kontrolleri ve muayenelerin devam ettiğini ifade ettim.
Seyahat Rehberi ile ilgili çalışmalarımın geldiği nokta ile birlikte bosphorus.com’un da bu sistemin yurtdışı ayağını temsil edeceğini ve özellikle Bosphorus’u ülkemizin turizm alanında dışa açılan kapısı yapmayı hedeflediğimi belirttim. Akabinde kendisine evvelce özetini gönderdiğim Tatil Fonu üzerine konuştuk. Ayrıca turizm ile ilgili çalışmaların bir noktaya gelmesi akabinde Ticaret Online adında kapsamlı bir B2B projesi başlatacağımızı ekledim.
Ben anlatırken dikkatle dinlediler, “dinlemesini bilen yönetici, anlayabilen de lider olur” sözümde bir kez daha isabet gördüm. Ben çok detaya inmeden anlatırken İshak Bey, beni sadece dinlemedi; beni anladı… Neler yapmaya çalıştığımı ve bunları da “neden” yapmak istediğimi de anladı.
Büyük insan olmak demek, sadece büyük işler yapmak, büyük paralar kazanmak, büyükler liginde yer almak demek değildir. İnsan; yaptıkları, bilgi ve deneyimi nispetinde kıymetlendirilir. Bir insanın kıymeti, o insanın çaba ve gayreti ile ölçülür. İnsan yaşarken ne için çabalamışsa, öldüğünde de onunla anılır.
Bugün kendim gibi, başı dik ancak dik kafalı olmayan maskesiz, bilge bir koca çınar ile hayatım boyunca unutamayacağım çok keyifli, eğitici bir deneyim yaşadım. Bu deneyim bana aynı zamanda projelerimi gerçekleştirdiğimde birçok yönden “nasıl bir yol izlemem gerektiğini de” açık ve net bir şekilde gösterdi.
İçinde bulunduğu topluma her açıdan “değer katan” ve kattığı değeri yine toplumu ile paylaşarak ilerlemiş yaşına rağmen bu değeri maksimize etmek için ciddi gayret sarfeden, samimi, vizyoner, egolarını ayaklarının altına alabilmiş yüce ruhlu saygın bir bilge olan İshak Alaton, bu görüşmede Adnan Kasapcı’ya çok şey öğretmiştir. Teşekkürler İshak Alaton, daha nice uzun ve sağlıklı bir hayat diliyorum.
(İshak Alaton ve Adnan Kasapcı)
Hayatta bazı insanlar vardır ki, haklarında çok şey duyarsınız. Onlar maddi zenginlikleri ile birlikte sahip oldukları bilgi, deneyim ve toplum için yaptıkları ile saygınlık elde ederek onu daima korurlar. Alarko Holding ve TESEV kurucularından İshak Alaton Bey bu değerli zirve insanlarımızın başında gelmektedir.
Kendisi ile ilk tanışmamız 27 Haziran 2008 tarihinde TASAM tarafından düzenlenen, Cevahir Kongre Merkezi’nde Resmi Medya Sponsorluğunu NetFinans olarak yaptığımız “Türk Bankacılık Sistemi : Vizyon 2023” kongresinde oldu.
Bugün ülkemizdeki en önemli sorunlardan biri de, kendi alanında zirveye tırmanmış bilgi ve deneyim sahibi kişilerin “anılarını yazma” ve “adam yetiştirme” konusundaki vizyonsuzluktur. Zaman bulamama, iş yoğunluğu gibi gerekçelerin bir yere kadar makul sayılabileceği bu eksiklik “vizyonsuzluk” ile daha kaygılı ve tehlikeli bir zemine koşmaktadır. İş Dünyasında, Siyasette, Bürokraside, Eğitim ve Üniversitelerde, Spor ve Sanat alanında, Sivil Toplum Kuruluşlarında kısaca her yerde bu vizyonsuzluğu görmek mümkün. İshak Alaton, yazmış olduğu “Lüzumlu Adam” ve “Lüzumsuz Adam” isimli iki değerli eser ile paha biçilemez deneyimlerini biz gençlere “örnek”, yaşıtlarına da “ibret” mahiyetinde paylaşmıştır. Kanaatimce emeğe, işe ve hatta bilgiye bir şekilde paha biçilebilir ancak deneyime asla paha biçilemez. İshak Bey’in vizyoner yaklaşımı, geleceğe ışık tutacak nitelikteki deneyimlerini açıkça yazan ve paylaşan insanlara olan hayranlığımı bir kat daha artırmıştır.
26 Eylül 2013 günü Ortaköy’de Alarko Merkez’inde misafirlerine “size bundan daha iyi ne ikram edebilirim” dediği o görkemli boğaz keyfi eşliğinde onca fırtına ve kasırgalara rağmen, hayatı ve ülkesini seven bu koca çınarın karşısındaydım. Yaşıtları bir nehrin cılız kolları gibi damlarken, gürül gürül akan bir çağlayan misali dinç, enerjik ve hayat dolu bir insan vardı karşımda. Yaşanan onca olumsuzluk, yıkım ve tecrübeler bu koca çınarı devirememiş, ziyadesiyle güçlendirmiş. İnsanı güçlendirenin zorluk ve mücadeleler değil, onlarla başedebilme yeteneği olduğunu kendini lüzumsuz gören bir adam vücut dili ile karşımda anlatıyordu.
2008 yılında yaşanan Global Kriz ile birlikte önce Libya ve devamında Türkmenistan’da çalıştığımı ifade ettiler. Orada ne çok şey öğrendin, insanlarla ilişkiler, yönetim, bir başka ülkede iş yapmanın zorlukları ve hayatın genel çerçevesinde senin için çok ciddi deneyimler oldu değil mi? Diye sorduğunda oldukça şaşırmakla birlikte “insan sarrafı” kavramının ne demek olduğunu daha etkin öğrenmiş oldum. Bir dönem Mehmet Hattat Bey ile Hattat Holding’teki çalışmalarımdan da söz açıldı. Mehmet Bey’den çok şey öğrendiğimi belirttim.
Normalde genç bir insan, böylesine bilgi ve deneyim sahibi bir bilge karşısında susar ve Onu dinlemek ister. Oysa ki, O beni konuşturdu ve O beni dinledi. Türkmenistan’dan yeni geldiğimi, geçen yıl ağır bir boyun fıtığı ameliyatı geçirdiğimi, şu anda da bu ameliyat ile ilgili sağlık kontrolleri ve muayenelerin devam ettiğini ifade ettim.
Seyahat Rehberi ile ilgili çalışmalarımın geldiği nokta ile birlikte bosphorus.com’un da bu sistemin yurtdışı ayağını temsil edeceğini ve özellikle Bosphorus’u ülkemizin turizm alanında dışa açılan kapısı yapmayı hedeflediğimi belirttim. Akabinde kendisine evvelce özetini gönderdiğim Tatil Fonu üzerine konuştuk. Ayrıca turizm ile ilgili çalışmaların bir noktaya gelmesi akabinde Ticaret Online adında kapsamlı bir B2B projesi başlatacağımızı ekledim.
Ben anlatırken dikkatle dinlediler, “dinlemesini bilen yönetici, anlayabilen de lider olur” sözümde bir kez daha isabet gördüm. Ben çok detaya inmeden anlatırken İshak Bey, beni sadece dinlemedi; beni anladı… Neler yapmaya çalıştığımı ve bunları da “neden” yapmak istediğimi de anladı.
Büyük insan olmak demek, sadece büyük işler yapmak, büyük paralar kazanmak, büyükler liginde yer almak demek değildir. İnsan; yaptıkları, bilgi ve deneyimi nispetinde kıymetlendirilir. Bir insanın kıymeti, o insanın çaba ve gayreti ile ölçülür. İnsan yaşarken ne için çabalamışsa, öldüğünde de onunla anılır.
Bugün kendim gibi, başı dik ancak dik kafalı olmayan maskesiz, bilge bir koca çınar ile hayatım boyunca unutamayacağım çok keyifli, eğitici bir deneyim yaşadım. Bu deneyim bana aynı zamanda projelerimi gerçekleştirdiğimde birçok yönden “nasıl bir yol izlemem gerektiğini de” açık ve net bir şekilde gösterdi.
İçinde bulunduğu topluma her açıdan “değer katan” ve kattığı değeri yine toplumu ile paylaşarak ilerlemiş yaşına rağmen bu değeri maksimize etmek için ciddi gayret sarfeden, samimi, vizyoner, egolarını ayaklarının altına alabilmiş yüce ruhlu saygın bir bilge olan İshak Alaton, bu görüşmede Adnan Kasapcı’ya çok şey öğretmiştir. Teşekkürler İshak Alaton, daha nice uzun ve sağlıklı bir hayat diliyorum.
(İshak Alaton ve Adnan Kasapcı)
